19 Nisan 2025 Cumartesi

Meslek Seçiminin Gizli Mimarı: Aileyle Geçirilen Zaman


"Çocuklar ebeveynleri tarafından dünyaya getirilirler ancak onlara ait değillerdir."
 Carl Jung


Yaşadığımız hayatın sessiz ama etkili mimarları vardır: Anne-babamızla geçirdiğimiz zamanlar.
Bunlar ne bir okulun ders programında yer alır ne de sınav sistemlerinde puan olarak karşılığı vardır.

Ama çocukların kendine duyduğu güvenin, hayal kurma cesaretlerinin ve “Ben kimim?” sorusuna verdiği ilk cevapların kaynağı bu zamanlardadır.
Çünkü çocuklar meslekleri her şeyden önce anneleri ve babalarının gösterdiği ilgiyle tanırlar.

Bir baba sabırla çocuğunun sorularına yanıt veriyorsa, bir anne ilgiyle çocuğunun hayaline eşlik ediyorsa işte o zaman orada bir gelecek şekillenmeye başlar.
Aile içinde sevgiyle geçen zamanlar sadece basit birer hatıra olarak kalmıyor, aynı zamanda karakterlerinin oluşmasına da neden olur.

Anne babanın çocuğuna gösterdiği koşulsuz sevgi ve ilgi, onun iç dünyasında derin izler bırakır.
Değerli hissetmek, sevilmek, dinlenmek...
Bunlar çocuğun kendi kararlarını almasına, yolunu bulmasına, geleceği üzerinde daha fazla söz sahibi olmasına imkan sağlar.
Özgüven işte böyle doğar ve özgüven sadece meslek seçiminde değil, hayatın her anında başarı, mutluluk ve huzur için gereklidir.

Hayata dair ilk gözlemler, ilk hayranlıklar ve ilk meraklar hep ailede başlar.
Evde tamir edilen bir musluk, birlikte dikilen bir çiçek, beraber seyredilen bir film ya da belgesel, bunların hepsi birer kıvılcım olabilir.

Belki ileride mühendis, bir tasarımcı, belki bir botanikçi, belki de bir hukukçu olmaya böyle karar verir.
Ama çocuklar sadece mesleklerini seçerek kim olacaklarını ve ne yapacaklarını değil, nasıl biri olacaklarını da ailede öğrenirler.
Merhamet, sabır, adalet, çalışkanlık gibi onlara hayatın her anında olduğu gibi meslek seçiminde de yol gösterecek değerleri aileden alırlar.

Çocuklarımız kulaklarından çok gözleriyle öğreniyor.
Söylediklerimizden çok yaşadıklarımızı örnek alıyorlar.
Eğer anne-baba kendi işine sevgiyle yaklaşıyorsa, çalışmayı ve çaba göstermeyi bir yük değil de değerli bir eylem olarak görüyorsa; çocuk için meslek seçimi sadece “ne yapacağım” değil, “nasıl yaşayacağım”ın da seçimi olur.

Ama en önemlisi: Birlikte geçirilen her an, çocuğun zihninde “sen benim için çok değerlisin” mesajı olarak kalır.
İşte bu mesaj, onları parlak bir geleceğe ve anlamlı bir hayat yaşamalarına yardımcı olacak.

Bugün çocuklarımızla geçireceğimiz zaman, yarının doktorunu, öğretmenini, sanatçısını, mühendisini değil; kendinden emin, başkalarına da duyarlı, hayatlara yön verebilecek bir insanı inşa edecek.
Bu yüzden onları daha fazla kucaklamalı ve bu "kısa hikaye"ye bir gülümseme daha fazla sığdırmanın derdine düşmeliyiz.

Çünkü seçecekleri meslek, bizimle geçirecekleri böyle bir anın içinde başlayacak.
Ve çünkü çocuğumuzun geleceği, onunla geçirdiğimiz zamanların ve yaşattığımız duyguların içinde gizlenmiş olacak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Öne Çıkan Yayınlar

Teknolojiye Karşı İnsanlık Devrimi

Her gün yeni bir yapay zeka modeli, yeni bir robot ya da yeni bir otomasyon haberi almaya devam ediyoruz. Sanki dünya birileri ileri sarıyor...