Yakın Geleceğin Meslekleri
World Economic Forum'a göre, otomasyon nedeniyle kaybolan işlerin yanı sıra yeni işlerin de ihtiyaç olmasıyla toplamda net bir iş kaybının olması beklenmiyor.
WEF ayrıca dijital becerilere sahip olan çalışanların daha rekabet avantajına sahip olacakları bir geleceğe doğru geçişin hızlandığını vurguluyor.
McKinsey'e göre, 2030'a kadar küresel işgücünün %30'u (yaklaşık 800 milyon iş) otomatikleştirilebilir.
Gartner'a göre, 2025'e kadar organizasyonların %70'i dijital çalışma süreçlerine geçiş yapacak ve çalışanların en az yarısı mobil cihazları üzerinden işlerini yürütebilecek.
Avrupa Komisyonu, dijital becerilere olan talebin sürekli arttığını ve 2025'e kadar 500.000'den fazla dijital iş açığı olabileceğini öngörüyor.
IDC'nin raporuna göre, dünya genelinde şirketlerin %80'i dijital dönüşüm projelerine düzenli olarak yatırım yapıyor. Dijital dönüşüm, iş süreçlerini %40'a kadar hızlandırıyor ve iş verimliliğini önemli ölçüde artırıyor.
Burning Glass Technologies'in raporuna göre, 2025 yılına kadar veri bilimi ve analitiği becerilerine olan talep, tüm meslekler içinde en hızlı büyüyen alan olacak. LinkedIn de "Beş Yılda Gelişen Beceriler" raporunda veri analizinin büyüme oranında bir numaralı beceri olmasını bekliyor.
Bureau of Labor Statistics'e göre, yazılım geliştiricileri ve bilgisayar sistemleri mühendisleri arasındaki işlerin büyüme oranı, diğer mesleklerden daha hızlı olacak. Özellikle bulut teknolojilerine olan talep, bu alanda istihdamı artırıyor.
Stack Overflow'un geliştirici anketine göre de, dünya genelinde yazılım geliştiricilerinin çoğu, yapay zeka ve bulut bilişim gibi yeni teknolojilere odaklanmak istediklerini belirtiyor.
IBM Institute for Business Value tarafından yapılan "Geleceğin İş Gücü Anketi" ne göre iş liderlerinin %66'sı dijital becerilere sahip çalışanları istihdam etmeyi planlıyor. İş liderlerinin %74'ü ise dijital becerilere sahip çalışanlarının rekabet avantajı sağladığına inanıyor.
OECD'nin raporuna göre dijital becerilere sahip çalışanların, dijital becerilere sahip olmayanlara göre iş bulma olasılıkları çok daha yüksek. İşverenlerin çoğu, dijital becerilere sahip çalışanların daha hızlı öğrenme ve adapte olma yeteneklerine sahip olduğunu düşünüyor.
Teknoloji dergisi Wired "2020'lerde En İyi İşler" raporunda geleceğin meslekleri arasında siber güvenlik analistleri, biyomedikal mühendisler, veri bilimcileri ve uzaktan sağlık profesyonellerine yer verdi. İnsan-etkileşimli meslekler, özellikle yaratıcılık gerektiren tasarım ve sanat alanlarında büyüme öngörülüyor.
Forrester Research, iş dünyasındaki değişimler ve talepler için, teknik becerilere ek olarak insanlar arası becerilerin (özellikle empati ve işbirliği) önem kazanmasını bekliyor. Ayrıca yapay zeka ve otomasyonun, özellikle rutin ve tekrarlayan görevlerin otomatikleştirilmesi ile birlikte, yaratıcı, karar verme ve problem çözme becerilerine vurgu yapılıyor.
IBM ve Korn Ferry, "The Talent Crunch" raporunda önümüzdeki yıllarda yetenek eksikliğinin artacağını öngörüyor. Özellikle yapay zeka, veri bilimi ve siber güvenlik gibi teknoloji odaklı rollerde büyük bir yetenek açığı bekleniyor.
Deloitte de benzer şekilde "Global Human Capital Trends" raporunda iş dünyasındaki değişimlere ve geleceğin iş gücünün beceri setlerine vurgu yapıyor. İşverenlerin %53'ü, yapay zeka, otomasyon ve diğer teknolojik gelişmelerin iş gücü becerilerini önemli ölçüde değiştireceğini düşünüyor.
Yeni Trendler
Dünya nüfusu hızlı bir şekilde yaşlanıyor.
65 yaş üstü nüfus diğer yaş gruplarına göre daha hızlı artıyor.
2019'da 11 kişiden 1’i 65 üstü iken, 2050 yılına gelindiğinde her 6 kişiden 1’inin 65 üstü olması bekleniyor.
Yenilikçi sağlık ve emeklilik stratejilerine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyulacak.
AB,
Rusya, Çin ve Japonya gibi gelişmiş ülkelerde nüfus durgun ya da
azalırken, Afrika ve Güney Asya genç, hızla büyüyen ve çalışan nüfusa
sahip.
İşlerin devamı ve sürdürülebilir büyüme için kesintisiz göç dalgaları yaşanacak.
Entegrasyon için yeni planlamalar ve sosyal uygulamalar gerekecek.
Bugün
dünya nüfusunun %55'i şehirlerde yaşıyorken, bu oranın 2050 yılına
gelindiğinde yaklaşık %70'e kadar yükselmesi bekleniyor.
Özellikle küçük ve orta büyüklükteki şehirler mega şehirlere göre iki kat daha hızlı büyüyebilecek.
Bu durum altyapı geliştirme ve kentsel planlama yatırımlarını gerektirecek.
2050 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşmak için insanların yaşam tarzında hızlı değişiklikler olması gerekecek.
Diğer yandan ekonomik büyüme ve nüfus artışı da sera gazı emisyonlarının artmasına ve aşırı hava olaylarına neden oluyor.
Özellikle su, gıda, enerji ve hammaddelerdeki kaynak kıtlığı giderek artıyor.
Hükümetler iklim değişikliğine uyum sağlamaya öncelik vermesine rağmen özel sektör işletmeleri tam olarak ayak uyduramıyor.
Ekosistemde
geri dönüşü olmayan sonuçları önlemek için sürdürülebilirliği teşvik
etmek ve yeşil farkındalık çabaları daha da önem kazanacak.
Ayrıca
hükümetlerin ve işletmelerin önümüzdeki yıllarda biyolojik çeşitlilik
kaybıyla mücadeleye yönelik çabalarını yoğunlaştırması bekleniyor.
Yapay
zekanın gelişen ortamında, yapay zekâ etiği ve şeffaf yönetişim
aracılığıyla artan risklerin azaltılmasına ve aynı zamanda yeni
üretkenlik olanakları ve otomasyonun keşfedilmesine odaklanılıyor.
Yapay
zekâ uygulamalarının yaygınlaşması, hem yaratıcı problem çözerek hem de
ticari fırsatlar sunarak günlük hayata entegrasyonunu hızlandırıyor.
Sürekli değişen dijital güven ve siber güvenlik alanları zorlukların yanında fırsatlar da sunuyor.
Artan
tehditler, gizlilik endişeleri ve siber saldırı olasılıkları gibi
riskleri barındırsa da sorunların tespit ve çözümleri için yeni uzmanlık
alanları ve mesleklere ihtiyaç duyuluyor.
"Fijitalleşme”, ilgi
çekici sanal deneyimler sunarak ve gerçeklik ile dijital dünya arasında
kusursuz bağlantılar kurarak alışveriş yapma, çalışma ve yaşama
şeklimizde devrim yaratıyor.
Dijital ikizler artıyor ve neredeyse her şey dijital bir ürün haline geliyor.
Hiper bağlantılı dünyada, internete bağlı cihaz sayısı 2017'de 27 milyar iken 2030 yılına kadar 125 milyar olacak.
Nesnelerin interneti ve akıllı cihazların yol açtığı bu artış, verimliliğin artırılmasına yönelik değişimi kolaylaştırıyor.
Kolaylıkla
birlikte, hiper bağlantı; hareketlilik, havacılık, trafik yönetimi,
atıkların azaltılması ve suçun önlenmesi alanlarındaki kentsel
zorlukların üstesinden gelme potansiyelini barındırıyor ve günlük
yaşamda derin bir dönüşüme de işaret ediyor.
Kuantum işlemci
teknolojisi, ilaç keşfi, genom dizilimi, kriptografi, meteoroloji,
malzeme bilimi ve daha birçok alanda hızlandırılmış çözümler sunarak
zorlu sorunların çözümünde bir paradigma değişikliği sunuyor.
Kurcalamaya
dayanıklı iletişim potansiyeli ve benzersiz şifre çözme yetenekleri,
kuantum bilişimi çeşitli alanlarda oyun değiştirici olarak
konumlandırıyor ve zorlukların üstesinden gelmek ve potansiyelini
kullanmak için stratejik yatırımlara olan ihtiyacın altını çiziyor.
Sürdürülebilir teknoloji, ulusların ve işletmelerin hedeflerine ulaşma yolunda artık merkezi bir konumda.
Elektrikli
mobilite gibi yerleşik teknolojiler ön planda kalırken, karbon yakalama
ve depolama, net sıfır enerji veri merkezleri, enerji tüketiminin
azaltılmasına öncelik veren altyapı ve hizmetler gibi yenilikçi
çözümler, teknoloji dünyasında sürdürülebilirliğe yönelik iştahı
artırıyor.
Pandemiyle birlikte hızlanan uzaktan çalışma modeli genişliyor.
Özellikle Z kuşağı tarafından desteklenen hibrit modele doğru bir geçiş yaşıyoruz.
Önemli sayıda çalışanın öncelik vermesi nedeniyle bu esneklik eğilimi artık işverenler tarafından da kabul görüyor.
İşe alımlar da önemli ölçüde beceriye dayalı işe alım olarak gerçekleşmeye dönüşüyor.
Üniversite diploması veya asgari deneyim yılı gibi geleneksel nitelikler yerine becerilere dayalı işe alımlar değerleniyor.
Hızlı teknolojik gelişmelerle birlikte sürekli eğitim zorunlu hale geldi.
Yeniden
beceri kazanma, beceri geliştirme ve çapraz beceriler artık gelişen iş
dünyasına uyum sağlamak adına eskiye göre daha fazla gerekli.
Geleceğe
hazır bir iş gücü hazırlamak ve profesyonel gelişim fırsatları
oluşturmak için işgücünün dijital beceri açığını kapatmak hayati
derecede önemli hale geldi.
Bu nedenle eğitim stratejilerinin dinamik kariyer yolculuklarına uyumlu şekilde oluşturulması gerekecek.
Dijitalleşen Dünya
BM'nin internet kullanımı ile ilgili raporuna göre dünya nüfusunun %64'ü, yaklaşık 5 milyarı internet kullanıyor.4,2 milyarı ise aktif sosyal medya kullanıcılarından oluşuyor.
Dünya genelindeki çocukların %75'i düzenli olarak internet, %80'i ise dijital cihazları kullanabiliyor.(Childwise Monitor Report)
IDC'ye göre şirketlein dijital dönüşüm harcamaları şimdiden 2,8 trilyon doları aştı.
Aynı rapora göre büyük veri ve analitik pazarı 140 milyar doları geçti.
McKinsey'e göre de imalat sektöründe IOT ve Endüstri 4.0 teknolojilerine yapılan yatırımlar küresel ekonomiye kısa sürede 14 trilyon dolarlık ek değer katacak.
Gartner'a göre de siber güvenliğe yönelik küresel harcamalar 150 milyar doları geçmiş durumda.
ILO'nun verilerine göre dünya genelindeki çalışanların %30'u uzaktan çalışıyor.
Sadece ABD'de tüm sağlık ziyaretlerinin %20'si uzaktan sağlık hizmetlerini içermiş.(CDC/NCHS)
Dünya genelinde sağlık uygulamalarının indirilme sayısı 4.5 milyarı aşmış.(Sensor Tower)
Küresel dijital sağlık pazarı 2028'e kadar yılda %26,3 büyüyerek 504 milyar dolara ulaşması bekleniyor.(Grand View Researc)
Küresel video oyun pazarı 160 milyar doları geçti.
Çok yakın bir gelecekte 200 milyar doları aşması bekleniyor.(Newzoo)
Dünya genelinde mobil oyunların indirilme sayısı ise 30 milyarı aştı.(App Annie)
Küresel mobil oyun gelirleri 100 milyar dolara yaklaştı.
E-spor endüstrisinin 1.1 milyar dolarlık bir gelire ulaşması bekleniyor.(Statista)
eMarketer verisine göre dünya üzerinde e-ticaret üzerinden yapılan satışlar 5 trilyon doları aştı.
Sadece mobil cihazlardan yapılan e-ticaret işlemleri toplam e-ticaret işlemlerinin %70'ini oluşturdu.(Statista)
Dünya genelindeki dijital cüzdan kullanıcılarının sayısı 3 milyarı aştı.(Statista)
Kripto para piyasasının toplam değeri ise 2 trilyon doları geçti.(CoinMarketCap)
IDC'ye göre blockchain teknolojilerine yapılan küresel harcamaların 23 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
WEF'e göre enerji sektörü de hızla dijitalleşiyor.
2030'a kadar enerji sektöründeki dijital yatırımların 1,6 trilyon doları aşması bekleniyor.
UEA'ya göre de, elektrikli araçlara yönelik talep artışı, 2030 yılına kadar 30 milyonun üzerinde yeni iş yaratabilir.
Biyoteknoloji endüstrisi dünya genelinde 360 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne ulaşarak yeni istihdam alanları oluşturuyor.(Statista)
FAO'ya göre tarım sektörü IOT, sensör teknolojileri ve büyük veri analitiği gibi dijital teknolojilerle verimliliği sürekli artırıyor.
Günümüzde dünya genelindeki işlerin %85'i dijital becerilere dayanıyor.(WEF)
Dünya genelinde yapay zeka startup'larına yapılan yatırımlar 40 milyar doları geçti.(CB Insights)
ABD'de yapılan patent başvurularının %13'ü sadece yapay zeka teknolojileri çalışmaları.(USPTO)
McKinsey'in "Jobs Lost, Jobs Gained" raporundaki öngörülerine göre 2030'a kadar küresel işgücünün %14'ü yeni mesleklerde çalışıyor olacak.
Yani yaklaşık 375 milyon insan daha önce dünyanın ihtiyacı olmadığı mesleklerde çalışacak.



Yorumlar
Yorum Gönder