Kariyer Termodinamiği
Kariyer Termodinamiği
Evrenin en temel yasası kaostur.
Düzensizlik artmaya meyillidir ve hiçbir sistem dışarıdan enerji almadığı sürece olduğu gibi kalamaz.
Dünyanın en acımasız yasasıdır İkinci Termodinamik Yasası.
Bu yasaya göre bırakılan her şey bozulur ve her sistem zamanla düzensizliğe sürüklenir.
Peki, bu fiziksel gerçeklik iş hayatımız ve kariyerimiz için ne ifade ediyor?
Durmak, aslında geriye gitmektir.
Termodinamiğe göre kapalı bir sistemde düzensizlik her zaman artar.
Kariyerinizi kapalı bir devre gibi düşünün.
Mevcut bilgilerinizle yetindiğinizde, yeni bir enerji (eğitim, deneyim, network) girişi sağlamadığınızda sisteminiz paslanmaya başlar.
Yetenekleriniz tıpkı bir makine gibi sürtünmeye maruz kalır.
Dün sizi zirveye taşıyan Excel bilginiz veya yönetim tarzınız, bugün sistemin atık ısısı haline gelmiş olabilir.
Eğer kariyerinize dışarıdan enerji pompalamayı bırakırsanız, Entropi sizi kaçınılmaz bir durgunluğa ve sonunda mesleki bir çöküşe sürükler.
Enerjinin Korunumu Yasasına göre de enerji yoktan var olmaz.
Yani kariyerinizde elde ettiğiniz çıktı (başarı, statü, kazanç), sisteme verdiğiniz girdiden fazlası olamaz.
Verimli bir kariyer motoru olmak istiyorsanız, sürtünmeyi (verimsiz toplantılar, toksik ilişkiler, hedefsiz çalışma) minimize etmeli ve her bir birim enerjiyi doğrudan işe dönüştürmelisiniz.
%100 verimle çalışan bir makine henüz icat edilmedi ama sürtünmeyi azaltmak bizim elimizde.
Bir başka önemli noktada Termodinamik dengeden bahseder.
Ancak kariyerde denge (equilibrium), biyolojik anlamda ölümdür.
Bir kariyerin canlı kalması için açık bir sistem olması gerekir.
Çevrenizle bilgi alışverişi yapmalı, yeni sektörlerin enerjisini içinize çekmeli ve sürekli bir akış halinde olmalısınız.
Eğer sisteminizi dış dünyaya kapatırsanız iç ısı artar ve sistem kendi kendini yakar.
Biz buna modern dünyada "Tükenmişlik" diyoruz.
Yani aslında kontrolsüz bir termodinamik süreç.
Hayatımızı bir ısı makinesi gibi düşünebiliriz.
Bizler bu makinenin tasarımcılarıyız.
Kariyer yolculuğumuzda karşılaştığımız krizleri birer kaos olarak değil de sistemin bize daha fazla enerjiye ihtiyacım var deme şekli olarak görmeliyiz.
Entropiye direnmenin tek yolu sürekli gelişen bir organizma gibi her gün sisteme taze bir fikir, farklı bir bakış açıcı ve bitmek bilmeyen bir merak enerjisi yüklemektir.
Çünkü evrenin yasaları sabittir.
Ya düzensizliğe teslim olup dağılacağız ya da dışarıdan gelen o taze enerjiyle kendi düzenimizi yeniden inşa edeceğiz.
Kariyer yolculuğunda bir sıçrama yapmak sadece tek başına istemekle olmayacak.
Fiziksel bir eşiği aşmak bu noktada kritik bir öneme sahip.
Termodinamikte bir tepkimenin başlaması için gereken o ilk itici güce "Aktivasyon Enerjisi" denir.
Pek çok profesyonel, mevcut konfor alanında ve düşük enerji seviyesinde hapsolur.
Çünkü bir üst seviyeye geçmek için gereken o yoğun ilk çabayı göstermekten çekinir.
Yani dönüşümü gerçekleştirecek aktivasyon enerjisi olmadığı için o eşik aşılamaz ve gerçekleşmez.
Eğer kariyerinizde bir değişiklik ya da yükselme hayal ediyorsanız başlangıçtaki o yüksek sürtünmeyi ve yoğun enerji ihtiyacını da göze almalısınız.
Su 99 derecede sadece sıcaktır ancak 100 derecede dünyayı yerinden oynatacak bir buhar gücüne dönüşür.
O son bir derecelik enerji işte kariyerinizdeki kırılma noktasıdır.
Ayrıca, her verimli makinenin bir de soğutma sistemine ihtiyacı vardır.
Termodinamik açıdan sürekli iş üreten ama bu esnada oluşan atık ısıyı (stres, zihinsel yorgunluk, anlamsız rekabet) tahliye edemeyen her sistem, sonunda erimeye mecbur kalır.
Kariyerinizi sadece bir üretim motoru olarak görmeyin.
Kişisel ilgi alanlarınız, ailenizle geçirdiğiniz kaliteli vakit ve zihinsel dinlenme anlarınız, boşa harcanan zaman olarak değil, aksine sistemin aşırı ısınmasını önleyen hayati soğutma üniteleri gibi düşünün.
Eğer soğutma sisteminiz çalışmıyorsa, motorunuz ne kadar güçlü olursa olsun artık bir noktadan sonra termal şok yaşayacak ve tüm operasyonu durdurmak zorunda kalacaksınız.

Yorumlar
Yorum Gönder