29 Aralık 2025 Pazartesi
Dijital Çağda Asım'ın Nesli Olmak
"...Asım'ın Nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek..."
Mehmet Akif Ersoy
Her seminerimde gençlerin gözlerinin içine bakarak sorarım:
"Ben buralarda durmam, yurtdışına gitmek, orada çalışmak ve yaşamak istiyorum diyen kimler var?"
Sonra da istisnasız tüm salonlarda hemen hemen aynı tabloyu görürüm.
Neredeyse tüm eller aynı anda havaya kalkar.
İçimde bir sızı oluşur her defasında, hiç abartmıyorum.
Sanıyorlar ki kurtuluş sadece gitmekte.
Sanıyorlar ki başarı, başka bir gökyüzünün altında parlamak.
Akif, Safahat'ında Asım’ı anlatırken bize bir üstün insan tarifi yapmadı.
Bazılarının sandığı gibi onu sadece geçmişe, tarihe, geleneğe veya dine bağlı olarak da betimlemedi.
Tek derdi, bir insanın hem çok zeki olup hem de "insan" olarak kalabilmesiydi.
Onun vizyonunda Asım, çift kanatlı bir genç demekti.
Bir kanadında "Marifet" yani çağın bilgisi, fenni, teknolojisi ve bilimi olacak,
diğerinde ise "Fazilet" yani ahlak, vicdan, vatan sevgisi ve insanlık onuru taşıyacaktı.
Onun hayalindeki Asım kaçan, yerini yurdunu bırakıp gitmeye can atan biri değildi.
Bilgiyi kuşanan, ahlakı kuşanan ve günün sonunda kendi yurduna, kendi insanına borcunu ödemek için geri dönen iradeydi.
Bugünün dünyasında herkes bir yerlere gelmeye, bir şeyler almaya çalışırken, Asım bir şeyler katmaya gelen genç olacaktı.
En önemli özelliği ise ellerinde dünyanın en büyük teknolojilerini tutarken, kalbinde bu toprağın merhametini taşıması.
Tablet, bilgisayar kullanan o hızlı ve çevik parmakların, haksızlık karşısında bir anda yumruk olabilmesi.
Asım olmak, "Benim bir hayalim var" demekle yetinmeyip, "Benim bir sorumluluğum var" diyebilmek demek.
Sadece başarılı bir mühendis, iyi bir doktor ya da usta bir esnaf olmak değil; her ne yapıyorsa, onu sanki namusuymuş gibi tertemiz yapmak.
Kimsenin görmediği yerlerde de dürüst kalabilmek, rüzgar nereden eserse essin karşısında eğilmemek.
21. yüzyılda robotların, yapay zekaların ve insansız teknolojilerin dünyasında Asım'ın Nesli olmak en anlamlı yetkinliklerin başında gelecek.
Bugün ellerini kaldıran gençlerimizin çoğu kaçmak için gitmek istiyor.
Ama zaten Akif de tam yüz yıl önce Asım’ı karşısına aldığında ona "Gitme!" demedi.
Tam tersine "Hadi git!" dedi.
"Git ve Batı’nın ilmini, fennini, tekniğini heybene doldur." diyerek nasihat etti.
Akif’in Asım’ı geri dönmek için gidiyordu.
Batı’nın ışığını alıp, kendi evinin karanlığını aydınlatmak için gitmek istediler ve gittiler.
Sadece kendi kariyerlerini değil, kendi memleketlerinin talihini de değiştirmek için gittikleri gibi de geri döndüler.
Bugün kariyer yolculuğuna çıkan gençlere "Yazılım öğrenin, dil öğrenin, dünyayı tanıyın, sosyalleşin." diyoruz.
Yani "Marifet" kanatlarını güçlendirmelerini istiyoruz.
Bilgisiz, teknolojisiz, donanımsız bir gençlik, sadece hamasetle geleceği inşa edemez.
Ama tek kanatla uçulmayacağı için sadece "Marifet" de yetmeyecek.
Atomu parçalamak bir marifet ama o atomla bomba yapıp masumları öldürmemek yerine enerji üretip şehirleri aydınlatmak bir fazilet.
Yapay zeka ile insanları manipüle edecek algoritmalar yazmak bir teknik ama o zekayı kanseri yenmek için kullanmak bir vicdan.
İşte "Asım'ın Nesli", bu dengeyi kuracak nesil olacak.
En ileri teknolojileri kullanırken, kalplerinde en derin merhameti taşıyacaklar.
Bir elleriyle klavyede geleceğin kodlarını yazarken, diğer elleriyle de düşeni kaldıracaklar.
Dünya değişiyor, meslekler değişiyor, araçlar değişiyor.
Dün kalemle yazıyorduk, bugün tabletle yazıyoruz, yarın zihin gücüyle yazacağız.
Ama değişmeyen ve değişmemesi gereken tek şey, hep "insanlık" kalacak.
Sevgili genç arkadaşım; senden beklenen geçmişte yaşamak değil, geçmişten aldığın o sağlam ahlak mayasını, geleceğin teknolojisiyle yoğurman.
Asım bugün yaşasaydı muhtemelen en iyi kodlamayı o yapardı, en ileri girişimleri o kurardı ama asla haksızlık yapmaz, asla kibirlenmez ve asla insanlığını unutmazdı.
Dünya vatandaşı olmak harikadır.
Başka dillerde hayal kurmak, başka laboratuvarlarda ter dökmek büyük bir olay.
Ama gittiğiniz yerlere kimsesiz gibi kalmak yerine, arkanızda koca bir medeniyetin sorumluluğuyla gidin.
Mesele nerede olduğunuz değil, kim olduğunuz.
Köklerin ne kadar derindeyse, dalların o kadar göğe yükselir.
Değerlerine sahip çık ki, gelecekte savrulmadan yükselebilesin.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Öne Çıkan Yayınlar
Dijital Çağda Asım'ın Nesli Olmak
"...Asım'ın Nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek..." Mehmet Akif Ersoy Her semineri...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder