Yeni Nesilleri Geleceğe Hazırlamak

Geleceğin işleri

"Bir insana olduğu gibi davranırsanız, olduğu gibi kalır.
Ona olabileceği ve olması gerektiği gibi davranırsanız; o zaman olabileceği ve olması gerektiği kişi olur."

                                                                                    Johann Wolfgang von Goethe 


Bilimsel olarak dünyanın dönme hızı yavaşlıyor, öyle ki 200 milyon yıl içinde 1 gün 25 saat olacak.
Ancak Dünya yavaşlarken içinde olan bitenler daha hızlı değişiyor ve dönüşüyor.

Gelecekte insanların çalışacakları işler ve üstlenecekleri roller "güncelleniyor".
Çocuklarımızın hangi mesleklerde çalışacaklarını bilemiyoruz.
O halde onlara evde ve okulda neleri öğreteceğimiz hakkında da bir fikrimiz yok.
Hangi bilgi ve beceri onların işine yarayacak net bir şekilde kestiremiyoruz.
Öyleyse onlara neleri öğretmemiz gerektiğinin,
okullarda ve ailede hangi bilgi ve becerileri yükleyeceğimizin kararını kimin vermesi gerekiyor?

Bilgiye erişim tarihte hiç olmadığı kadar kolaylaştı.
Ancak onu yorumlama ve kullanma becerisi de hiç olmadığı kadar önemli hale geldi.
Geleceği tahmin etmek ve öngörmek her geçen zamanda daha da zorlaşıyor.
Bu nedenle çocuklarımızı sabit kalıplara değil, değişime hazırlamalıyız.
Bildiklerimize göre değil, öğreneceklerimize göre yol çizmeliyiz.

Eğitimin rolü yıllardır ezber bilgiden deneyime doğru kayıyor.
Bunu gören çağdaş eğitimciler, öğrenme ortamlarını deneyim odaklı hale getirmeye çabalıyor.
Sağda solda sınav odaklı eğitim yerine merak odaklı eğitimin önemini anlatıp duruyorlar.
“Neyi bilmekten çok, neyi öğrenmeye açık olduğumuz”un daha önemli ve değerli olduğunu vurguluyorlar.
Evde ailelere düşen görevleri özgüven, sorumluluk alma, merak ve araştırma alışkanlıkları kazandırmak olarak sıralıyorlar.

Çocuklara "ne düşüneceklerini" değil, "nasıl düşüneceklerini" öğretmek zorundayız.
Gelecek nesillerimiz için en iyi yatırım, onlara zaten anında ulaşabilecekleri bilgileri yüklemek değil.
Her koşulda nasıl ve ne şekilde yön bulabileceklerini öğretmemiz gerekiyor.
Hangi bilgi veya becerinin işlerine yarayacağının kararını nihayetinde onlar verecek, biz değil.
İyi bir insan olmak, düşünen sorgulayan birey olmak, değişime açık olmak ve yaşam boyu öğrenmenin kutsal olduğuna inanmak gibi değerleri yüklemeliyiz.

Geleceğin dünyasında sadece bilen değil, bilgiyi yorumlayabilen, üretilebilen ve etik biçimde kullanabilen bireyler ayakta kalacak.
Sorgulayan, neden-sonuç ilişkisi kurabilen, farklılıkları hoşgörebilen, kendini ve başkalarını anlayabilme eğilimi olan çocuklar yetiştirmeliyiz.
Birçok meslek kaybolacak, yerlerinde şu anda hayal bile edemediğimiz meslekler olacak.
Ancak hangi meslek gelirse gelsin, insani ve evrensel beceriler hep gerekli kalacak.

Toplum olarak başarıyı sadece puanlarla ve notlarla değil, iyi insan olma değerleriyle de ölçmeliyiz.
Geleceğimiz, bugünden sorumluluk alanların ellerinde şekilleniyor.
Ve bu sorumluluk yalnızca öğretmenlerin, anne-babaların ya da yöneticilerin değil, hepimizin sorumluluğu.
Artık her akşam yatmadan önce kendimize soracağımız soru bu olacak:
"Bugün çocuğuma nasıl bir değer öğrettim? Onun vicdanını, merhametini, adalet duygusunu nasıl besledim?"

Eğer bu soruyu her gün sormaya başlarsak, sadece çocuklarımızın kariyerini değil, toplumun kaderini de değiştireceğiz.
İyi bir kariyer, iyi bir insan olma temeli üzerine yükseldiğinde anlam kazanır.
Onlara sadece yolu göstermek yeterli değil.
O yolda yürüyecek cesareti de onlara vermeliyiz.

Evet, Dünya zaman geçtikçe daha da yavaşlıyor.
Ama işler güçler de bir o kadar hızlanıyor, gelecek de bir o kadar hızlı yaklaşıyor.
Çocuklarımızın belirsiz bir geleceğin kaygısı yerine her koşulda yön bulmalarını sağlayacak insani değerlere ihtiyacı var.
Hem de şimdiye kadar hiç olmadığı kadar çok.. 

Biz onlara inanmazsak, dünya onların karşısında hep bir duvar olarak kalacak.
Biz onlara inanırsak, o duvarlar sadece aşılması gereken birer basamağa dönüşecek.
Onlara meslek vermeden önce karakter, diploma vermeden önce onur ve hedef vermeden önce bir umut vermeliyiz. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Hayat Denemeye Değer mi?

Yapay Zeka Bilinç mi Kazanacak, Vicdan mı?

Mutluluk Yasası

Mesleği Değil, Kendimizi Seçmek

"Keşke"siz Bir Hayat Mümkün mü?