Hayalleri Mesleğe Dönüştürmek
Her çaba, her başkaldırış ve nihayetinde her başarı; sadece bir hayal ile başlar.
Bizi bekleyen hayatımız dallanıp budaklanacak bir ağaç, hayallerimiz ise bu ağacının tohumlarıdır.
Hayalleri önemsiz ya da gereksiz görmek kendimize yapabileceğimiz belki de en büyük haksızlık.
Çünkü hayallerimiz sadece çocukluğumuza ait basit birer düş değildir.
Hayatımıza anlam katacak, bizi ileriye taşıyacak, ve başarılı olmamızı sağlayacak kıvılcımlar, hayallerimizdir.
Hepimiz çocukluğumuzda "Büyünce ne olacaksın?" sorusuyla karşılaşırız.
Verdiğimiz cevaplar da çocuk halimizin hayal gücünün birer yansıması olur.
Zamanla, aile ve çevrenin etkileriyle çoğu insan hayallerinin yakınından bile geçemez.
Ancak hayaller her ne kadar sadece hayal olarak kalsa da, aslında potansiyelimiz hakkında da fikir verir.
Hayalleri mesleğe dönüştürebilmek için bu potansiyelleri de doğru yorumlamak şarttır.
Bir şeyin hayalinin kurulması, o şey için içimizde bastıramadığımız bir tutku olduğunu gösterir.
Tutku, mesleki hayatımızın yakıtıdır, sıkılmadan gün boyu yapabileceğimiz işler hakkında söz sahibidir.
Büyük bir heyecanla ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadan yapabileceğimiz meslekleri hayal ederiz.
Ya da kendimizi hayal ettiğimiz o meslekte düşünürken "Ben daha iyisini yapabilirim!" diye içimizden geçiririz.
Bu hayali gerçeğe dönüştürebilmek için öncelikle tutku ile birleştireceğimiz yetenekleri keşfetmeli ve geliştirmeliyiz.
Hayalin gerçekleşmesi adına bir sonraki aşama ise kararlılık ve cesaret ister.
Ne kadar korkutucu ya da ne kadar uzak ihtimal görünürse görünsün, ilk adımı ancak rahatımızı bozmakla atabiliriz.
Belki çok emek harcamak, çok çalışmak, belki de kimsenin gidemeyeceği yollardan gitmeyi göze almak, risk almak gerekir.
Belki de sürekli yeni yollar denemek, düştükçe başarısızlığı umursamadan tekrar tekrar kalkıp yola devam etmek.
Yolun sonuna varabilmek için önemli olan, küçük de olsa somut adımlar atabilmektir.
Tarih boyunca hayalini gerçekleştirerek büyük başarılara imza atan birçok ünlü insan tanımışsınızdır.
Büyük bir çoğunluğu zorluklarla dolu hayatlar yaşamış, bu yolda büyük azim ve fedakarlıklar göstermişlerdir.
Bu azim ve fedakarlıklar ve çektikleri sıkıntılar karşısında onları ayakta tutan şey, hayallerinin peşinen gitme arzu olmuştur.
Bu nedenle hayalini gerçekleştiren ve onları yaşayan insanların en büyük iddiası bununla ilgilidir.
Başarmış ve bundan mutlu olmuş kimse bunu tesadüfen değil, hayal ederek gerçekleştirmiştir.
Hayatlarımız, bize hazır olarak sunulan hikayeler değil.
Kendi tercihlerimizle, iradelerimizle ve kendi kalemlerimizle yazılmayı bekliyorlar.
Çocukluğumuzdan beri kurduğumuz hayaller birer tesadüf değil, asla olmadılar.
Günün birinde, hayalinizin peşinden gitmek için çok geç olabilir.
Hayat hikayeniz basit bir paragraf mı olacak, yoksa bitmesini istemediğiniz bir kitap mı? Karar sizin...
Hayaller Gerçek Olur, Bir Şartla...
Günümüzde 10 binden fazla iş ve meslek tanımı var.
Oturup araştırmaya çalışsanız ne zaman ne de imkan yeter.
Ancak kesin olan şey, işini severek yapanların doğru mesleği seçtikleri gerçeğidir.
Peki bu kararı nasıl vereceğiz? Hayallerin peşinden giderek mi, yoksa gerçeklerle yüzleşerek mi?
Sevdiğimiz bir işi yapmak mı daha kolaydır?
Yoksa yaptığımız işi sevmek mi?
Gerçekçi olmak, hayalleri öldürmek zorunda mı?
Hayallerimiz için nereye kadar esneyebiliriz ya da nerede vazgeçebiliriz?
Hayallerimiz bizi biz yapan ve ruhumuzu besleyen düşüncelerdir.
Hayal ettiğimiz sürece ayakta kalırız, mücadele ederiz.
Ancak hayatta sadece bir hayalin peşinden gidenler mutluluğu yakalayamaz.
Ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamazsa ve sınırların olduğunu bilmezse ayağı yere basamaz.
Gerçekler ise soğuktur, çoğu zaman bize bir düşman gibi görünür.
Genelde olumsuzluk içerir, cesaret kırar ve korku verir.
En sağlam adımları atanlar aslında gerçeğin farkında olanlardır.
Ama içinde hayal olmayan gerçek ise bizi başladığımız yerde tutar.
Peki ya hayal ve gerçek sanıldığı gibi birbirinin zıttı değilse?
Hayallerimizle gerçeklerimiz bize en doğru kararı verdirtecek bir ortaklık kuramaz mı?
Tabi ki hayal ettiklerimiz, gerçeklerimizle uygun hale gelebilir.
Bunu; hayalimizi, bizi besleyen bir gerçeğe dönüştürerek sağlayabiliriz.
Meslek seçimi basit bir karar değil, uzun bir yolculuktur.
Gözümüz kapalı hayaller kurmalıyız ama gözlerimizi asla gerçeklere kapatmamalıyız.
Gerçeği görebilen ve farkında olanlar bahane bulmayı en sona bırakır.
Hayaller kurmak ise yeni yeni yolların varlığını hatırlatır.
Başarılı ve mutlu olmak, hayal ve gerçeğin harmanlanması ile vereceğimiz kararlara bağlıdır.
Hayallerin peşinden gideceğiz, ancak gerçeklerin bize rehberlik etmesine de müsaade edeceğiz.
Hayaller yolumuzu seçecek, gerçekler ise o yolda ilerlemeyi öğretecek.
Hayal kurmadan gerçek bir yolculuk olmaz, gerçekler olmadan da hayaller asla gerçekleşemez.


Yorumlar
Yorum Gönder