Doğru Mesleği Seçip Seçmediğimizi Nasıl Anlarız?

Akış teorisi

"Mutlu bir hayat, bireyin kontrol edebileceği bir şeydir.
Önemli olan, nerede ve nasıl eyleme geçeceğimizi bilmektir."

Mihaly Csikszentmihalyi

Kaba bir hesapla, günümüzün 3'te 1'i yatakta-uykuda geçiyor.
Ayakta-uyanık kaldığımız zamanın yarısı ise işyerlerinde mesleklerimizi icra ederken.
Buradan bakınca, hayatımızın yarısını yaptığımız işle geçiriyoruz.
Peki, yaptığımız işi gerçekten seviyor ve gönülden haz alarak yapıyor muyuz?
Yoksa ömrümüzü sadece değirmeni döndürmek için su taşıyarak mı geçiriyoruz?

Çoğu insan meslek seçerken pusulaya bakıp hemen kuzeyi bulacaklarmış gibi düşünür.
Ama aslında sisli havada ve dalgalı denizde yön bulmaya çalışmaktan başka bir şey değildir.
Doğru bir meslek, insanın hayatına anlam ve mutluluk katar.
Yanlış bir seçimse, sadece kariyeri değil, tüm yaşam kalitesini birden etkiler.
Kim olduğumuzla ilgisi olmayan bir meslekte yapılan işler birer yükmüş gibi sırtımıza biner.

Csikszentmihalyi'nin "Akış Teorisi", meslek seçiminde tatmin duygusunu açıklamak için harika bir çalışmadır.
Bir insanın hayatının hangi döneminde ve hangi eylemlerle mutlu olabileceği üzerine kafa yorar.
Sonunda, anlamlı ve yapmaya değer bulduğu şeylerle meşgul insanların tatmin duyduklarını keşfetmiştir.
Gerçek mutluluk ancak bir insanın tutkularını ve yeteneklerini geliştirebileceği bir işte çalışmasıyla mümkündür.
Sevdiği işi yapan insanlarda zaman duygusu yok olur ve çalışırlarken "kendilerini unuturlar".

Doğru mesleği seçmenin mutluluk dışında hayatımıza en büyük etkisi başarılı olmadır.
Tarihte başarılı olmuş ve isimleri yaptıkları işlerle özdeşleşmiş birçok kişiye göre ortak bir başarı tanımı vardır.
Başarıyı başkalarıyla ilgilenmek ve onlara yardım etmek, aynı zamanda bunu yaparken mutlu hissetmek olarak tanımlarlar.
Sahip oldukları meslekleri ve meşgul oldukları işler zahmetsiz ve kendiliğinden oluyormuş gibi hissederler.
Bu insanlar, kendileri için en doğru mesleği seçip, "akış"ı yaşayarak iş yapanların ta kendileridir.

Her sabah seçeceğimiz meslekle ilgili işe giderken mutlu ve huzurlu hissetmemiz gerekiyor.
Hayatımızın geri kalan kısmını aynı işlerle geçirmeye inancımız da tam olmalı.
Hayatlarımız gerçekten çok kısa.
Sevmediğiniz bir işi seviyor gibi yaparak geçirmeye değer mi?
Bir sabah uyandığınızda yaptığınız işi sevmediğinizi fark ederseniz, değişim için cesaretininiz olacak mı?

Meslek seçiminde bilinçaltı

Meslek Seçiminde Bilinçaltının Etkisi 

Çocukken hepimiz yaşamışızdır, bir çizgi film karakterine benzemek istediğimizi.
Bizi seven ve bizimle ilgilenen bir aile büyüğümüze özendiğimizi.
Babamız sabahları işe giderken arkasından bakıp onun gibi olmayı içimizden geçirdiğimizi.
Bazen doktorculuk, bazen polislik, bazen tamircilik, bazen de bakkalcılık oynadığımızı.

Büyüyünce maruz kaldığımız algı ve eylemler de zihinlerimizi aynı ölçüde etkilemeye devam eder.
Kültürel değerler, toplumsal cinsiyet rolleri, popüler kültürün etkileri ile birleşir.
Filmler, diziler, reklamlar aracılığı ile farklı meslekler el birliği ile idealize edilir ve yüceltilir.
Ya da tam tersi bazı meslekler üzerinde başarısızlık ve değersizlik hissi oluşturulur ve soğutulur.

Hayatımızın en önemli kararlarından biri olan meslek seçiminde kafamız soru ve ünlem işaretleri ile taşar.
Her ne kadar aklımızı kullanarak mantığımızla karar vermeye çalışsak da bilinçaltımız bize sürekli fısıldar.
Çoğu zaman bu fısıldamaları fark etmeyiz, ruhumuz bile duymaz.
Ancak çocukluğumuzdan itibaren duyduklarımız, gördüklerimiz ve biriken anılar da bizi yönlendirir.

Gözü önünde çok çalışarak, emek harcayarak ve yorularak para kazanan anne-babaların çocukları farklı düşünebilir.
Birisinin bilinçaltı bu durumu "Çalışmak, para kazanmak çok zor!" şeklinde kaydeder.
Başka birinin bilinçaltına ise "Çalışınca, emek harcayınca her şey yapılabilir!" şeklinde yerleşir.
Bu düşünceler görünürde bize aitmiş gibi olsa da aslında yıllar boyu biriken zihinsel ve duygusal kodların sonucudur.

Bu nedenle meslek seçerken her şeyden önce kendimize sormamız gereken mutlak bir soru var.
Hayallerim gerçekten bana mı ait, onları ben mi kuruyorum, yoksa ailemin, toplumun ya da başkalarının mı kafamın içindekiler?
"Senden iyi doktor, öğretmen vs... olur." dedikleri için mi, yoksa iyi olacağımı bildiğim için mi istiyorum?
Veya seçmeye korktuğum meslekten beni alıkoyan, önünde engel gibi duran düşüncelerin nedeni bilinçaltım mı?

Her insanın bilinçaltında yıllarca birikmiş ve farkında olmadan taşıdığı düşünceler var.
Hayatımızda kendi bildiğimiz yolda ilk adımı atacaksak, bu bilinçaltı düşüncelerin farkına varmalıyız.
Yapmak istediğimiz şey, çocukken gördüğümüz, heveslendiğimiz, özendiğimiz veya korktuğunuz şeylerin bir yansıması mı?
Yoksa verdiğimiz karar, bilinçaltı düşüncelerden arındırılmış ve bizi en çok mutlu edeceğine inandığımız bir seçenek mi?

Yorumlar

Popüler Yayınlar

Hayat Denemeye Değer mi?

Yapay Zeka Bilinç mi Kazanacak, Vicdan mı?

Mutluluk Yasası

Mesleği Değil, Kendimizi Seçmek

"Keşke"siz Bir Hayat Mümkün mü?