Gençler İçin Kariyer Hedefi Belirleme ve Yol Haritası Çizme
Bundan birkaç on yıl önce insanların meslek seçerken öncelikle dikkat ettikleri durum "saygınlık"tı.
Tabi olarak herkes çok para kazanmak ve maddi olarak rahat yaşam sürmeyi istiyordu.
Ancak bunu saygın bir meslekte gerçekleştirmek daha çok arzu edilen bir durumdu.
Öyle ki insanlar daire kapılarında ünvanlarıyla birlikte (Dr., Av., Müh. vb..) isimlerini yazarlardı.
Günümüzde mesleklere ve meslek seçimine bakış açılarının ve beklentilerin değiştiği görülebilen bir gerçek.
Belki en az kazancı kadar iş-yaşam dengesinin de korunduğu ve sosyal fayda sağlayan meslekler daha ön plana geçti.
Hatta gençler arasında "Ben alacağım paraya bakarım. Statü çok da önemli değil." diye düşünenler de hiç de az değil.
Tüm bu güncellemeler doğrultusunda az ve öz olacak şekilde bir kariyer planı belirleyebiliriz.
Ülkemizde meslek seçiminde en büyük kriter hala ve ne yazık ki akademik başarıdır.
Çocuklarımızın sahip olacakları mesleği 3 saatlik bir sınavdan alacakları puanlar belirliyor.
Sosyal ve iletişim becerileri ile birlikte yumuşak becerilerin önemi, geleceğin meslekleri araştırmalarının tamamında vurgulansa da
meslek seçiminde ne karar verenler ne de kararı verdirenler tarafından üzerinde durulmuyor.
Akademik başarısı çok iyi, sınav puanları yüksek olanlar için seçenekler belli.
Bu kişiler genelde 2 gruba ayrılıyor: doğuştan şanslı, yüksek zekaya sahip olanlar ve
zekası ortalama üstü olsa da disiplinli bir şekilde çalışma becerisine sahip olanlar.
İlk grubun tercihi ağırlıklı olarak sırasıyla Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık şeklinde oluyor.
Bu eğitimlerin dünya üzerinde en kaliteli ve en ucuz olarak verildiği ülkeyiz.
Bu nedenle her yerde geçerliliği olan diplomalara sahip olma imkanları oluyor.
Ayrıca mezun olur olmaz 3 ay içinde ataması yapılıp iş arama derdine girmeden iş sahibi olunabiliyor.
Ücretler ise hakkettikleri kadar olmasa da hala diğer mesleklerin çok ötesinde.
Diğer grup için tercih aralığı biraz daha geniş.
Bu kişiler aktif, girişken, öğrenmeye ve gelişmeye açık, merak duyguları yüksek kişiler olduğundan mühendislik daha cazip geliyor.
Mühendislikte sıralamalar Bilgisayar, Yazılım, Elektrik-Elektronik, Endüstri, Makine şeklinde sıralanıyor.
Son yıllarda başarılı öğrencilerin tercih ettikleri üzere üst düzey üniversitelerin Hukuk, İktisat, İşletme, Psikoloji ve Sosyoloji gibi eşit ağırlık bölümleri de bu kişiler için önemli ve mantıklı kariyer yolları arasında.
Akademik başarı ve puanlar düştükçe gençlerimizin tercih edebilecekleri meslekler daha belirginleşiyor.
Özellikle kızlar için Hemşirelik ve Ebelik gibi meslekler iş bulma, kazanç ve statü olarak tercih edilebilir.
Buraları tutturamayanlar için yine sağlık sektöründe Ön Lisans bölümleri (Anestezi, İlk ve Acil Yardım, Tıbbi Görüntüleme, Diş Protez vb..) düşünülebilir.
Kan görmek istemeyenler ve diğerleri için daha spesifik meslekleri tercih edenler aradan sıyrılıyor.
Bu kişileri de kabaca iki gruba ayırabiliriz: bilgisayar-teknoloji ile arası iyi olanlar ve olmayanlar.
Teknolojiyi seven takip eden kişiler Bilişim alanında meslekleri tercih ettiklerinde kazanıyorlar.
Bilgisayar Programcılığı, Web Programcılığı, Yazılım Geliştirici, Oyun Geliştirici, Veri Bilimi, Siber Güvenlik vb.. gibi her düzeyde ve her ortamda eğitimleri verilebilen mesleklere odaklanabilirler.
Bilgisayara uzun saatler bakmak istemeyen ya da oldukça sosyal ve aktif olanların ise tekrarlanmayan mesleklere yönelmeleri gerekecek.
Yani yıllardır var olan ve binlerce mezunu bulunan bölümlerdense son yıllarda ortaya çıkmış meslekler tercih edilebilir.
(Halkla İlişkiler yerine E-Ticaret gibi veya Bankacılık yerine Uluslararası Ticaret gibi..)
İstatistik verilere, iş ilanlarına ve ortalama kazançlara bakıldığında akademik başarısı olmayan düşün puanlı gençler için Ön Lisans bölümleri daha avantajlı.
Zaten gerisinde oldukları akranları ile rekabet etme zorunda olmayacakları mantıklı mesleklere yönelebilirler.
Bunun dışında temininde güçlük çekilen ve haberlerde kazandıkları yüksek maaşlarla gördüğümüz meslek grupları da tercih edenleri pişman etmiyor.
Tesisat işeri, elektrik-mekanik bakım onarım, operatörlük, güzellik hizmetleri vb.. gibi mesleklerde işini iyi yapanlar profesörlerden daha fazla kazanıyor.
Çalışmaya, öğrenmeye ve kendini geliştirmeye açık ve yatkın olmayanlar için ise kaçınılmaz alternatif olarak binlerce Satış Danışmanı ve Güvenlik Görevlisi ilanları başvurulmak için bekliyor.
Gelenekler ve Modern Kariyer Arasında Kalan Gençler
Üniversite tercih zamanında bir akşam yemeği sofrası:
Baba: "Aferin oğlum. Seninle gurur duydum! Harika bir puanın var. Tıp ve diş hekimliklerini yazalım.
İş arama derdin olmaz, hemen para kazanmaya başlarsın. Sonra istediğin kız ile de evlenirsin."
Anne: "Kurban olurum yavrum ben sana. Beyaz önlük de ne çok yakışır!
Parmakla gösterecekler benim oğlumu. Artık günlerin en havalısı ben olacağım."
Genç: "Ama ben bilgisayar okumak istiyorum. Oyun geliştiricisi olacağım. Hayallerim var!"
Sessizlik...
Bu konuşmaların her tercih döneminde kaç kez tekrar tekrar yaşandığını tahmin bile edemezsiniz.
Geleneksel aile yapısının korunduğu toplumlarda anne-babalar birkaç mesleğin dışındakileri meslekten saymıyor.
Kökleşmiş düşünce kalıpları ile adeta "meslek anayasası" oluşturmuşlar ve bunun dışına asla çıkmıyorlar.
Eski kuşak anne-babalar meslekleri ve iş dünyasını hala kendi devirlerindeki gibi zannetmeye devam ediyor.
Geleneksel düşüncede meslek seçimi bireysel bir karar olarak görülmez.
Çünkü anne-babalar çocuklarının mesleğiyle kendi statülerinin belirleneceğine inanır.
Oğlunun doktor olması ya da kızının avukat olması anne-baba için saygınlık vesilesi olarak görülür.
Ya da sabit maaş, devamlı sigorta, iş güvencesi gibi özelliklerin geleceği garanti altına aldığı düşünülür.
Gençlerin hayallerinin ve hedeflerinin farklı olmasından daha doğal bir durum olamaz.
Yeni nesil gençler özellikle teknoloji, sanat ya da yenilikçi alanlara yönelmek ister.
Geleneksel mesleklerde mutlu olamayacaklarını, bu mesleklerde tutkularını yansıtamayacaklarını hissederler.
Onlar için modern olan bu kariyer fırsatları anne-babalar için riskli bulunduğundan kabul görmez.
Modern kariyer sunan meslekler çok daha fazla çeşitlilik ve yenilik sunduğu için gençlere daha cazip geliyor.
Yeni teknolojiler de gençlere bir yandan kendi istedikleri alanları meslek haline getirme fırsatı sunuyor.
Modern meslekler gençlere tam da istedikleri özgürlük hissini veriyor.
Gençler
anne-babalarının aksine ızlı değişen şartlara daha kolay uyum
sağlayabiliyor, kendilerini daha esnek ve yaratıcı hissediyor.
Örnek olarak, oyun geliştiricisi mesleğini anne-babalar sadece oyun oynamaktan ibaret sanıyor.
Oysa
ki içinde yaratıcılık, problem çözme, takım çalışması gibi birçok
beceriyi barındıran, çok iyi paralar kazanabileceği bir geleceğin
mesleği.
Aynı şekilde sosyal medya yöneticisi firmalara rekabet avantajı sağlayabilen önemli ve aranan bir meslek.
Ancak geleneksel düşünün ailelerde bu kavramlar çok yeni olduğundan bir meslek olarak dahi görülmüyor.
Modern kariyer meslekleri, ebeveynler ile gençler arasında her seviyede çatışmalar yaşanmasına neden oluyor.
Bu çatışmanın en kesin çözümü ise karşılıklı diyalog ile ortak bir dil geliştirmek.
Aileler yeni nesil meslekler hakkında bilgi edinmek ve anlamak zorundalar.
Benzer şekilde gençler de ailelerine istek ve beklentilerini daha anlaşılır ve net bir şekilde açıklamalılar.
Anne-babalar olarak en büyük derdimiz, çocuğumuzun başarılı ve mutlu olması.
Ancak mutluluk ve başarı kriterlerimizi her geçen zaman yavrularımız için güncellememiz şart.
Mutluluk sadece “statülü” bir meslekle değil, çocuklarımızın kendi istedikleri hayatı yaşaması ile yaşanıyor.
Başarı çıtası ise bizim kendi zamanımıza bakarak belirleyebileceğimiz ve değerlendirebileceğimiz bir eşik değil.
Türkiye'de İşgücü Piyasasının Yakın Gelecekte Beklediği Beceriler
Teknolojiler gelişiyor, ekonomik görünümler artık farklı şekilleniyor.
İşverenlerin gözünde daha değerli hale gelmek ve daha başarılı bir çalışan olmak için
gereken beceriler de tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de farklılaşıyor.
Şu anda ve önümüzdeki yıllarda bizi iş, güç ve para sahibi yapacak beceriler dijital ve sosyal alanlarda yoğunlaşıyor.
Sektör fark etmeksizin programlama dili bilmek, yabancı dil bilmek kadar gerekli ve önemli hale geldi.
Hele bir de makine öğrenmesi, veri bilimi ve yapay zeka alanında dijital beceriler edindiyseniz çok şanslısınız.
Veriyi
kolay ve ucuz bir şekilde toplayabilip bu veriyi analiz ederek anlam
çıkarabilenler daha çok aranacak, daha çok para kazanacak.
Temel dijital beceriler tüm mesleklerde artık olmazsa olmaz hale geldi.
Dijital teknolojiler her sektörde hemen hemen her işte karşımıza çıkabiliyor.
Gördüğü zaman "Bu da neymiş?" demeyenler, teknoloji ve uygulamalara aşina olanlar hep bir adım önde olacak.
Tasarlayabilme, üretebilme ve geliştirebilme becerilerine sahip çalışanlara ihtiyaç her zamankinden daha fazla artıyor.
Ancak bunları gerçekleştirebilmek için bilimsel araştırma yöntemlerini bilmek ve uygulayabilmek gerekiyor.
Merak duyma, hızlı bir şekilde yeni bilgi ve becerileri öğrenebilme ve öğrendiklerini kullanabilme altın bilezik oldu.
Sosyal beceriler, yazılı ve sözlü iletişim, empati kurabilme, karşındakini anlayabilme ve değer verme gibi insani beceriler
sizi işgücü piyasasında iyi konumlara yükseltecek anahtar beceriler.
Her
ortama ayak uydurabilme, şikayet etmeden görevini her koşulda yerine
getirmeye devam ettirme yine istenen önemli yumuşak beceriler arasında.
Bu alanlarda kendine yatırım yapanlar önümüzdeki yıllarda karşılığını fazlasıyla hakedecek ve alacaklar.



Yorumlar
Yorum Gönder